Bir inşaata amele alınacaktır. Alınacak elemanları kalfa Cemal'in seçmesi
istenir. Adaylar kalabalıktır. Bu durumda Cemal sınav yapmaya karar verir.
- Pize 1 kisi lazımdur. Pu nedenle sizu imtihan edeceğum. Bir ara gözü
Temel'e ilişir. Burnundan tanımıştır. Hemşehrisini işe almak ister. Önce
Temeli sınava alır ve sorar.
- Hemşerum söyle baa bakalum.. Sana 3 kuzu verdum, sonra 2 kuzu daha verdum kaç kuzu oldi?
- 6 tane oldi. Cemal biraz bozulur ama çaktırmaz.
- Tabi bu soru biraz zor oldu piraz taha kolayini sorayum.
- Sana 2 kuzu verdum, sonra 1 tane taha verdum kaç kuzi oldi ?
- Tört kuzi oldi. Cemal sinirlenir, Ama hemsehrisinide işe almak ister.
- Peçi 1 kuzi verdim, sonra bir kuzi taha verdum kaç etti ?
- Üç etti. Bunun üzerine Cemal iki tokat çakar ve tekrar sorar.
- Pir kuzi verdum, kaç kuzin oldi?
- İçi tane. Cemal iyice sinirlenir ve Temeli iyice döver.
- Ulan hemşeru teyup işe almak istedum, sende tam salakmişsun. Ula sağa pir kuzi vermişsem pir kuzin olur anladun mi?
- Olir mi, der Temel.
- Penum evde bir kuzi de kendumin var.
--------------------------------------------------------------------------------
Tur otobüsü şöförünün omzuna dokunulunca adam hafifçe başını çevirmiş, bir bakmış ki elinde bir avuç badem, yaşlı bir kadın durmakta.. Teşekkür
ederek almış bademleri ve yemiş.. 15 dakika sonra yaşlı kadın tekrar şöförün
omuzuna dokunup bir avuç daha badem vermiş ve bu ikramı 5 kere daha yapınca "Zahmet ediyorsunuz efendim.." demiş saygılı şöför, " Hep bana yedirdiniz.. Biraz da kendiniz yesenize.." Çiğniyemiyorum evladım.." demiş yaşlı kadın, "Dişlerim yok.." "Niye satın alıyorsunuz o zaman?.." "Evladım ben sadece üzerindeki çikolata kaplamasını emmesini seviyorum!.."
--------------------------------------------------------------------------------
İki tane dağcı, birisi kekeme, dünyanın en yüksek dağına tırmanacaklarmış. Dağın ortasına tırmandıklarında, bizim kekemenin yine dili tutulmuş:
-"Çad.. çad.. çad..!" demeye başlamış. Öbür ki de;
-"Yukarı çıkalım, söylersin." demiş.
Çıkınca sormuş; "ne diycektin lan?" diye.
-"Çad.. çad.. çad.. çadırı aşağıda unuttuk!" diyor kekeme olan.
Çadır olmayınca Aşağı inmeye karar vermişler dağın ortasında kekeme yine;
-"Şak.. şak.. şak..!" diye konuşmaya çalışmış.
Öbür ki de, yine;
-"Aşağı inelim, söylersin" demiş.
Aşağı inmişler. Adam bakmış, çadır madır yok! Dönmüş ve sormuş:
-"Sen ne diyecektin?" diye...
-"Şak.. şak.. şak.. şaka yaptım!"
--------------------------------------------------------------------------------
bir gün çok tatlı bir çocuk yolda giderken bir adam yanıa gelmiş:
adam-senin adın ne bakiim... dur söleme ben tahmin ediim baş harfi ne
çocuk-y
adam bütün y ile başlayan erkek isimlerini saymış. çocuk hayır anlamında kafasını sallamış. adam bütün y ile başlayan kız isimlerini saymış çocuk yine hayır demiş. adam sinirlenmiş:
adam-olum senin adın ne
çocuk-yamazan
--------------------------------------------------------------------------------
Dokuz yasindaki oglan cocugu elinde sineklik, gozunu pencere camina konmus ciftlesmekte olan sineklere dikmis..
- "Anneee!!" diye bagirmis.. "Sineklerin erkegi olur mu?"
Anne bu masum sorudan kuskulanmadigi icin "Olur yavrum.." cevabini verince, oglan sorusunu ikilemis:
- "Peki sinegin disisi olur mu?"
Kadin o zaman sorularin cetrefilli bir yere gidecegini sezip, yan cizmis:
- "Olmaz evladim.."
Oglan aradigi cevaplari alinca elindeki sinekligi hirsla sineklerin uzerine yapıstırmıs|
"Homolar!"
--------------------------------------------------------------------------------
Temel evli ve 3 çocuğu vardır. Bir gün köyden annesi, babası, kaynanası, kayınpederi, baldızı, kardeşleri ve kayınçosu misafir gelirler. Ev dediğin ne ki.. Herkes yer yatağında yan yana..
3 gün 5 gün derken 1 ay olur hiçbirinin gitmeye niyeti yok, bu arada Temel karısına iyiden iyiye hasret, bir gün dayanamaz..
'Fatma bu iş böyle olmuyor.'
'Ya ne yapıcaz.'
'Akşam yemekte çorbayı benim tabağıma koyarken üzerime dök, temizlemeye beraber tuvalete gidelim ve orda koklaşalım biraz! ..'
Akşam olur, anlaştıkları gibi Fadime çorbayı Temel'in üzerine döker. Temel: 'Salak karı. Dikkat etsene.. Yürü tuvalete.. Yardım et şunu temizleyelim' der.
Tuvalete giderler.. Dönmeleri uzayınca evin küçük oğlu Dursun merak içinde bakmaya gelir..
Ve de bir bakar ki.. Dehşet ve telaş içinde masaya geri döner: 'Aman ha.. Herkes çorbasını dikkatli içsin.. Babam çorbayı dökeni çok fena yapıyor! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! '
--------------------------------------------------------------------------------
Laz sahilde yürürken bir şişe bulur. Merak edip mantarını çıkarınca birden içinden bir cin çıkar ve :
- Beni kurtardın. Üç dilek hakkın var.
- Cebimde param hiç bitmesin.
Cin parmağını şıklatır. Laz elini cebine atar, para doludur. Bütün parayı çıkarıp tekrar sokar, yine para doludur. Laz ikinci isteğini düşünür :
- Bir şişe rakım olsun ama hiç bitmesin
Cin parmağını şıklatır ve Laz'ın önünde bir şişe rakı belirir. Laz şişeyi açar ve yere döker ama şişeyi doğrultur doğrultmaz yine dolmuştur. Bir daha döker ve şişe yine dolar. Bunun üzerine:
- Bu şişeyi çok sevdim. Bir tane daha istiyorum.
--------------------------------------------------------------------------------
Adam iş için kasabaya giderken bakmış derenin kenarında Laz komşusu bir kedi yıkıyor. Adam Laza :
- Bak o kediyi yıkıyorsun ama sonra hayvanı öldürürsün.
- Birşey olmaz merak etme.
Adam bunun üzerine kasabaya devam etmiş. Birkaç saat sonra dönüş yolunda bakmış ki Laz komşusu toprağa birşeyler gömüyor. Adam dayanamamış ve :
- Demiştim ben. Yıkaya yıkaya öldürdün hayvancağızı değil mi ?
- Hayır hayır yıkarken değil, sıkarken öldü.
emeğe saygı +rep